12 Ocak 2013 Cumartesi

metin kaçan- ağır roman


metin kaçan, bir kaç gün önce boğaz köprüsünden atlayarak yaşamına son verdi. olay halen taze. gündemde sık yer buluyor. üniversite yıllarında okuduğum ağır roman ve fındık sekiz romanları dolayısıyla bir tanışıklığım vardı metin kaçan ismiyle. ama ne yüzünü görmüştüm ne de başından geçmiş talihsiz olaylardan haberim vardı. demek ki metin kaçan'la tanışmam için ölmesi gerekiyormuş.

metin kaçan, karikatürist, oyuncu hasan kaçan'ın kardeşi. 1995 yılında sevgilisine tecavüz ve ağır darptan ceza evinde 8 ay yattı. olayın vuku bulduğu gece esrar sigarası sardıklarından, kafalarının bin beş yüz  olduğunu ve o gece gerçekle hayalin iç içe geçtiğini söyler röportajlarında. darp olduğunu ama tecavüzün kesinlikle olmadığını söyler. mahkeme kararı da tecavüz olmadığını söyleyerek metin kaçan'ı doğrular nitekim. ceza evinde aynı anda 11 kişi tarafından şişlenir. ölümden kıl payı döner. ceza evinden çıktıktan sonrası da kolay olmaz  tabi. çevresinden dışlanır, iş bulamaz ve travmatik, zorlu bir hayat sürer. ve nihayet 2013 ocak ayında boğaz köprüsünden geçerken, bindiği ticari taksiyi durdurup, kendini köprüden boşluğa bırakarak bu ızdıraplarına son verir.

ağır roman, 1990 yılında yazılmış, yazıldığı dönemde büyük ses getirmiş bir romandır. kitap, daha sonra yönetmen mustafa altıoklar tarafından sinemaya aktarıldı. filmde gıli gıli salih'i okan bayülgen, manitası tina'yı ise müjde ar canlandırdı.

ağır roman, bir yeraltı (underground) romanı örneğidir. zira metin kaçan'ın anlattığı mekan, beyoğlu'nun arka sokaklarındaki kolera mahallesidir. yazarın çocukluğu da dolapdere'de geçtiği için bu mekanları ve kişileri büyük bir başarıyla tasvir eder. kolera mahallesinde kadın satıcıları, pezevenkler, fahişeler, travestiler, tamirci ergen çıraklar, şoparlar, bitirimler kol gezmektedir. kolera'da bir de eski mahalle kabadayıları vardır.

ağır roman'da, "argo" başroldedir. yazar kolera'da konuşulan argo'nun en ince söyleyişine bile hakimdir. metin kaçan karakterleri ustalıkla ve doğallıklarını kaybettirmeden konuşturur. bu da romana, kolera'ya ve sakinlerine inanılmaz bir sahicilik kazandırır.

ağır roman'ı okurken bir argo sözlüğü oluşturmak şarttır. kolera mahallesinde kullanılan dil kenar mahalle ve varoşların dilidir. dili en kirli ve en hoyrat kullanan, itibarı ve şöhreti en hak edendir. kolerada ne kadar güçlü olduğun, dilindeki argodan anlaşılır. ağır roman'daki bir kaç argo kullanım ve anlamları ise şöyledir:

kevaşe: fahişe
pezo: pezevenk, kadın satıcısı
manita: sevgili
şopar: çingene çocukları
gafti: kapkaç, hırsızlık
covinolar: mahalledeki gayr-ı müslimler
mitra: kadın "dost"
mazın: para, kuruş
zarbo: polis
kofti: yalan, sahte
zamalifka: erkek cinsel organı
matiz: uyuşuk, sarhoş.

ağır roman'da argonun yanında erotik bir anlatım da söz konusudur. kolera'da cinsellik, güçlülerin ulu orta yaşadıkları ve göstermekten haz duydukları bir şeydir. zayıflar ve genç ergenler ise cinsel deneyimlerini gizli, saklı ve kuytu yerlerde yaşamak zorundadırlar. ağır roman'da; eşcinsel ilişkiler, kerhane sahneleri, hayvanla ilişkiye girme ve hatta ölüyle ilişkiye girme (nekrofili) bile vardır. kolera'da erkekler de kadınlar da aldatmaya meyilli ve isteklidir. kolerada herkesin bir "dostu"nun olması vakay-ı adiye'dendir.

kolera'da insanlar kelle koltukta gezmektedir. yankesiciler, bitirimler, kapkaççılar, hırsızlar, kabadayılar arz-ı endam etmektedir. her an bıçaklama, şişleme, faça atma olayları görülebilmektedir. kolera mahallesinde erkekler güç gösterebildikleri ve meydan okuyabildikleri kadar vardırlar. kolera erkekleri, gülmeyi eksiklik ve zayıflık sayar. kolera'da merhamet edene, göz yaşı dökene kimse acımaz.

ağır roman, türk edebiyatının belki de en ilginç ilk satırlarına, giriş cümlelerine sahiptir. ağır roman'ın ilk satırı şöyle başlar: "kolera sokağının en kral kevaşesi eda, yatıştan sonra apış arasını yıkadığı suyu, hurdaya çıkmış metal artıklarından yapılma kerhanenin pencere iskeletinden şık bir figürle boşluğa saldı." böyle bir giriş bile okuyucuyu sarsmaya ve - noluyo lan ! dedirtmeye yeter.

kolera mahallesinin anayasası racon'dur, kural koyucuları, kabadayılar'dır, kolera da kanun varsa bela da vardır.

kolera mahallesinde kullanılan deyimlerden birkaçı olarak:
voli vurmak,
allah'ını kaydırmak,
askıntının allah'ı olmak,
akoz etmek,
matiz olmak  sayılabilir.

ağır roman'daki unutulmaz şahıs kadrosu ise şöyledir:
gaftici fethi, fil hamit, gıli gıli salih, tilki orhan, arap sado, orso, mimi usta, tıbı, paganini fikret, tina ve puma zehra.

romantik ve gaddar bitirim: gıli gıli salih
gıli gıli salih, kabadayılığı miras olarak arap sado'dan alır. arap sado, mahallenin hatırı sayılır delikanlısı, ağır abisidir. can vermek üzereyken - salih, koçum, namım, şanım, her şeyim senin.  diyerek kendisine varis ve veliaht olarak gıli gıli salih'i işaret eder. salih de arap sado'nun çakısını alarak bu kutsal vazifeyi kabul etmiş olur.
kolera'da herkesin bir lakabı vardır. salihe "gıli gıli" lakabının takılmasının da pek tabi, bir hikayesi vardır: mahalleye bir seri katil dadanmıştır. bu katil, geceleyin kolera'da dolaşan bir kaç kişiyi şişleyerek öldürmüştür. mahalleli, bu işi çözse çözse salih çözer demektedir. salih, nihayet uğraşları sonucu seri katli yakalar. salih, seri katilin bir kulağını kesse "gıli" lakabını alacaktır. ama salih diğer bitirimlerden farklıdır. seri katili polislere teslim etmeden evvel iki kulağını da kesmiştir. bu yüzden ona "gıli gıli" salih denmiştir. salih'e de normal bir lakab alması yakışık almaz zaten; çünkü o kolera'nın şimdiye kadar yetiştirdiği bitirimlerin en romantiği ve en gaddarıdır.

ağır roman'daki aforizmalardan, güzel söyleyişlerden örnekler sunmadan ağır roman'ı anlatmış ol(a)mam:
sakalsız ve bıyıksız bu aleme çıkmak, üstelik de yakışıklı olmak suçtu, hem de en affedilmez suçtu.
gıli beynindeki intikam düşüncesinin kontağını kapatıp olayı sakinleştirmek için el frenini kopartırcasına çekti. intikam !
kırk bin sözcük arasından yine o sıradan ve kaba cümleye esir oldu. - seni seviyorum.
hay kırk bin ustura ! hay bin beş yüz şeytan !
şut çekecekmiş gibi kaleciyi yatırıp, üç rekat namaz kıldırdıktan sonra, softaların kalecisinin solundan topu filelere gönderdi.

gıli gıli salih, sevgilisi tina tarafından aldatılmıştır. salih, tina'ya mahalleli önünde namını kurtaracak kadar bir ceza verir. ne var ki salih artık yalnızdır. ağır roman'ın sonunda gıli gıli salih esrar çekip kafasının bin beş yüz olduğu bir gün bilek damarlarını keserek hayatına son verir; çünkü "kolerada arkadaşsız yaşamak ölümdür ! '"

yazılışı üzerinden 23 yıl geçmiş olmasına rağmen yazılan türk yeraltı romanlarından hiçbiri ağır roman'nın diline ve anlatımına ulaşamamıştır. metin kaçan, ağır roman'dan sonra fındık sekiz, adalara vapur, harman kaplan kitaplarını yazmış ama hiçbiri ağır roman'ın ününe ulaşamamıştır. (bunda toplumun, yayınevlerinin, medyanın  metin kaçan'a sansür uygulamasının yanısıra metin kaçan'ın yaşadığı talihsiz olaylar sonucu psikolojisini ve benliğini toparlayamaması da etkili olmuştur denebilir)

metin kaçan, ağır roman'daki baş karakter gıli gıli salih gibi bir berberin oğlu ve aynı zamanda da çırağıdır.  ortaokul mezunudur. kimilerinin iddiasına göre ağır roman'da anlattığı kolera mahallesi gençliğini geçirdiği dolapdere'dir. bu kadar benzerlikten sonra maalesef metin kaçan, ağır roman'daki kurmaca karakter gıli gıli salih gibi kendi isteğiyle hayatına son vererek;  yarattığı kahramanın akıbetini de paylaşmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder